SON GELİŞMELER
00:00:00
RADYO BT MOBİL UYGULAMALAR ÇOK YAKINDA AKTİF OLACAKTIR.RADYO BT YAYINLARINI WWW.TDMEDYA.COM - WWW.RADYOBT.COM ÜZERİNDEN DİNLEYEBİLİRSİNİZ.RADYO BT MOBİL UYGULAMALAR ÇOK YAKINDA AKTİF OLACAKTIR.RADYO BT YAYINLARINI WWW.TDMEDYA.COM - WWW.RADYOBT.COM ÜZERİNDEN DİNLEYEBİLİRSİNİZ.

Paris Erkek Moda Haftası’nın Ardından: Jonathan Anderson’ı Dinliyoruz

  • 03 Temmuz 2026
  • 7 kez görüntülendi.
Paris Erkek Moda Haftası’nın Ardından: Jonathan Anderson’ı Dinliyoruz
reklam görseli

Fotoğraflar: Dior

Erkek moda haftalarını takip etmeyi seviyoruz. Bu konuda içimizde erişilmezin gizemi ya da belki de çözülmezin arzusu var. Gözler büyük “maison”lara çevriliyor… Odağımız tasarımlarda, radarımızda ise kreatif direktörler var. Onların sunduğu öfori bizi etkisi altına alıyor ve modanın metaforik kapıları arasında kendimize rahat bir yer seçiyoruz.

reklam görseli

Kişisel olarak koleksiyon bende ilhamları büyük bir merak doğuruyor. Çünkü davetiyelerden ön sıralara, tasarım referanslarından seçilen müziklere kadar kürasyon her yere incelikle işliyor. Şanslıyız ki bu konu hakkında konuşabilecek altyapıya sahibiz. Ancak mikrofonu yine de işin kalbindeki insanlara uzatmayı seviyoruz.

Jonathan Anderson, Dior’un Erkek Yaz 2027 defilesi için mirasa saygı duyuyor ancak bu mirası çağdaş zamanın öğeleriyle de harmanlamayı bir o kadar biliyor. Kulağımızda “Fred again..” gözlerimiz ise “Nissim de Camondo Müzesi”nde. Anderson sunum için seçtiği mekanı keşfediş hikayesini şu cümlelerle özetliyor: “Edmund de Waal’ın burada düzenlenen bir sergisini gördüğümde keşfettim. Özellikle Dior bağlamında, hikayesi beni derinden etkiledi çünkü müze, 18. yüzyıla ait dekoratif sanat eserlerinden oluşan önemli bir koleksiyona evsahipliği yapıyor. Bu tarihi mekana yeniyi taşıma fikrini çok sevdim. Bildiğimiz gibi, Monsieur Dior da 18. yüzyıla büyük bir hayranlık duyuyordu.

“Bence bazı yönlerden Moïse de Camondo ile benzerlik de taşıyordu; müzeye dönüşen bu evin sahibi olan Camondo gibi, o da yalnızca korumaya değil, yeniden yorumlamaya ve yeniden yaratmaya da ilgi duyuyordu. Müze şu anda bir restorasyon sürecinden geçiyor. Bu hainin biraz tamamlanmamış, biraz dağınık görünmesini seviyorum; bunun koleksiyonla kurduğu bağ çok etkileyici. Sanki kusurlu ya da eksik olanda güzelliği keşfetmeye dair özel bir yaklaşım var.”

Zaten bu cümlelerden Anderson’ın Dior bağlamındaki popüleritesi açıklanıyor: Muhafaza ederken onu yeniden yorumlamak oldukça önemli. Durum böyle olunca arkadaki motivasyonlar da teker teker açılıyor.

Kreatif direktör Anderson’ın sevdiği belirli tonlar var; bunlar sunulan koleksiyona da hızlıca adapte oluyor: Metalik tonlar, toprak renkleri, canlı renk dokunuşları ve Jonathan’ın çok sevdiği pastel tonlar; sarı, mint yeşili ve açık pembe… Bu kartela önceki sezonların doğal bir devamı niteliğinde. Yazın hepimize çabasız ilham veren ruhu, koleksiyonun ilham panosunda kendine büyük bir pin buluyor.

Ancak konu sadece renk spektrumu değil, yaratıcı direktör tasarımlar hakkında “İlk görünümde, dokunmuş değil baskı tekniğiyle uygulanmış ince çizgili (pinstripe) desenlerin transparan şifon üzerine işlendiğini görüyoruz. Beklenmedik teknikler ve kumaşlarla yapılan bu deneysel yaklaşım, koleksiyonun tamamında kendini sürdürüyor.
“Birkaç farklı parçada karşımıza çıkan ‘trompe l’œil’ (terminolojide göz yanılsaması) etkili fular işlemeleri, Dior’un 1979 ‘haute couture’ koleksiyonundaki bir motifi yeniden yorumlarken, son sezon koleksiyonlarında öne çıkan ‘trompe l’œil’ temasını da devam ettiriyor.
“Koleksiyonda terzilik odaklı tasarımlar ön planda. Denim ise jean pantolonlardan gömleklere ve çantalara kadar farklı uygulamalarla yeniden ele alınıyor.
“Stilizasyon da büyük önem taşıyor, örneğin bir kazak ya da parkanın daha resmi bir parçanın üzerine giyilmesi görünümün havasını anında değiştiriyor.
“Denim, nötr tonlar ve daha canlı, retro renk seçenekleriyle sunulan yeni Dior Ribbon erkek sneaker’larını da çok beğeniyorum” cümlelerini kurarak bu yaz koleksiyon hakkındaki gururunun da resmen altını çiziyor. Koleksiyonda Anderson Dior’unda öne çıkan “Ribbon” sneaker’lar radarımıza giriyor ancak yukarıda bahsettiğimiz gibi 1979’ların referansıyla.

Kısacası Anderson sunduğu her koleksiyonda olduğu gibi bayrağı Mösyö Dior’dan alıp bir adım ileri taşıma motivasyonunda.


TD MEDYA sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

reklam görseli
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın