SON GELİŞMELER
00:00:00
RADYO BT MOBİL UYGULAMALAR ÇOK YAKINDA AKTİF OLACAKTIR.RADYO BT YAYINLARINI WWW.TDMEDYA.COM - WWW.RADYOBT.COM ÜZERİNDEN DİNLEYEBİLİRSİNİZ.RADYO BT MOBİL UYGULAMALAR ÇOK YAKINDA AKTİF OLACAKTIR.RADYO BT YAYINLARINI WWW.TDMEDYA.COM - WWW.RADYOBT.COM ÜZERİNDEN DİNLEYEBİLİRSİNİZ.

İsviçre’de ‘nüfusu 10 milyonla sınırlayan girişim’ için referandum düzenlenecek

İsviçre’de “ülke nüfusunun 10 milyonla sınırlandırılmasını öngören girişim” için 14 Haziran’da yapılacak halk oylaması öncesi derin görüş ayrılığı yaşanıyor, anketlere göre referandumun neredeyse başa baş geçeceği ifade ediliyor.

  • 08 Haziran 2026
  • 6 kez görüntülendi.
İsviçre’de ‘nüfusu 10 milyonla sınırlayan girişim’ için referandum düzenlenecek
reklam görseli

Dünyanın en sakin ülkelerinden birisi olan İsviçre’nin gündemi farklı…

İsviçre’de sağcı İsviçre Halk Partisinin (SVP) desteklediği “10 Milyonluk İsviçre’ye Hayır” önerisi için referandum yaklaşırken bu teklif etrafında tartışılan konut kiraları, yabancı iş gücü, nüfus yoğunluğu, kamu hizmetlerinden daha iyi yararlanma ve yaşam standartlarını güvence altına alma konusundaki tartışmalar derinleşiyor.

REFERANDUM DÜZENLENECEK

reklam görseli

Öneriye ilişkin partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının kampanyaları sürerken anketlerde oldukça “kutuplaştırıcı” olarak nitelenen oylamaya ilişkin lehte ve aleyhteki oranları neredeyse eşit veya bıçak sırtı olduğu dikkati çekiyor.

İsviçre Yayın Kurumunun (SBC) yaptırdığı son ankete göre girişimin karşıtları yüzde 52 ile üstünlüğü ele geçirirken “10 Milyonluk İsviçre’ye Hayır” girişimi yüzde 45 destek görüyor ve yüzde 3 ise hala kararsız durumda.

YouGov İsviçre Araştırma Enstitüsünün yayımladığı son ankete göre ise oy kullanma hakkına sahip olanların yüzde 51’i, girişimin amaçlarına karşı çıkarken yüzde 43’ü ise destekliyor ve yaklaşık yüzde 6’sı henüz karar vermemiş durumda.

“BU GİRİŞİM AB İLE İLİŞKİLERİ DE ZORLAYABİLİR”

İsviçre Yeşil Liberal Partisinden (GLP) yapılan açıklamada, bu girişime karşı olunduğu bildirildi.

İsviçre’nin konut, altyapı ve ulaşım alanlarında nüfus artışıyla bağlantılı zorluklarla karşı karşıya olduğu belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Ancak bu sorunlar, katı bir nüfus sınırlamasıyla çözülemez. İsviçre, ekonomik, bilimsel ve sosyal olarak Avrupa ve daha geniş dünya ile yakından bağlantılıdır. Ülkemiz, nitelikli işçilerden, uluslararası değişimden ve açık ilişkilerden büyük ölçüde faydalanıyor. Genel kısıtlamalar yerine altyapıya daha fazla yatırım, konut inşaatı için daha hızlı onay prosedürleri, daha iyi mekansal planlama, hedefli ve iyi yönetilen bir göç politikası gibi akıllı çözümlere ihtiyacımız var.”

Açıklamada, girişimi destekleyenlerin nüfusu sınırlamanın, konut, ulaşım ve çevre üzerindeki yadsınamaz baskıyı azaltabileceğini savunmasına ilişkin endişelerin ciddiye alındığı ifade edilerek, önerinin kabulüyle dezavantajların avantajlardan daha ağır basacağı savunuldu.

Önerinin kabulü halinde İsviçre’nin büyük ekonomik risklerle karşı karşıya kalacağına işaret edilen açıklamada, şu değerlendirmelerde bulunuldu:

“Sağlık, araştırma ve sanayi de dahil birçok sektör, yurt dışından gelen nitelikli işçilere bağımlıdır. Katı bir sınır, iş gücü kıtlığına yol açabilir ve İsviçre’nin refahı ile yenilikçilik kapasitesini zayıflatabilir. Ayrıca bu girişim, ikili ilişkilerin temel yönlerini sorguladığı için Avrupa Birliği (AB) ile ilişkileri de zorlayabilir. İsviçre, Avrupa pazarına erişime ve istikrarlı uluslararası ortaklıklara büyük ölçüde bağımlı.”

“İŞ GÜCÜ PİYASASINI ETKİLEYECEK”

Açıklamada, GLP’nin pragmatizm ve gerçekçiliğe dayalı alternatif yaklaşımı desteklediği, buna göçü etkin şekilde yönetme ile yabancıların entegrasyonunu güçlendirmenin yanı sıra İsviçre’de altyapıyı ve yaşam kalitesini iyileştirmenin de dahil olduğu belirtildi.

Bu girişimin, İsviçre ile AB arasındaki ilişkiler için önemli sonuçlar doğurabileceğine işaret edilen açıklamada, “İnsanların serbest dolaşımı, İsviçre ile AB arasındaki ikili anlaşmaların önemli bir parçasıdır. İsviçre’nin göçmenliğe güçlü sınırlar koyması gerekirse mevcut anlaşmalarla çatışmaya girebilir. İsviçre’nin AB ile istikrarlı ve güvenilir ilişkilere ihtiyacı var. AB, açık ara en önemli ticaret ortağımız. Siyasi belirsizlik, özellikle ihracat odaklı şirketleri, araştırma kurumlarını ve iş gücü piyasasını etkileyecek.” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, girişime karşı İsviçre halkı arasında duygusal ve yoğun tartışma yaşandığı, vatandaşların büyük siyasi konularda oy kullanmaya alışkın olduğu belirtildi.

İsviçre’de açıklık, uluslararası işbirliği ve nitelikli göçün, ülkenin refahının önemli temelleri olduğu konusunda güçlü farkındalık bulunduğunun altı çizilen açıklamada, “Bu halk girişiminin özelliği, temelde İsviçre’nin dünyadaki yerini nasıl gördüğü ve ülkenin AB ile geleneksel iş birliği yolundan uzaklaşmasının gerekip gerekmediğiyle ilgili olmasıdır.” görüşü paylaşıldı.

“BU GİRİŞİMİ DESTEKLİYORUM”

SVP’den Federal Parlamento Üyesi Nicolas Kolly de “Bu girişimi destekliyorum çünkü İsviçre, 2000’den bu yana komşu Almanya’ya göre yaklaşık 16 kat daha hızlı demografik büyüme yaşadı. Bu hızlı büyüme, konut, altyapı, ulaşım ve çevre üzerinde önemli bir baskı oluşturdu. Girişim, ülkemizin yaşam kalitesini ve uzun vadeli istikrarını korumak için daha sürdürülebilir ve dengeli demografik gelişmeyi yeniden sağlamayı amaçlıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Girişimin en büyük avantajının, İsviçre’nin sınırlı topraklarına ve altyapı kapasitesine uyarlanmış daha sürdürülebilir demografik politika izlemesine olanak sağlaması olduğunu savunan Kolly, bazı iddiaların aksine girişimin yine de İsviçre’ye yılda yaklaşık 40 bin yeni insanın gelmesine izin vereceğini savundu.

Kolly, “(Girişim) Özellikle kentleşme nedeniyle kişi başına düşen tarım arazisinin 2000’den bu yana yaklaşık yüzde 25 azalması nedeniyle konut ve çevre üzerindeki mevcut baskıyı azaltmaya yardımcı olacak. En büyük zorluk, İsviçre’nin uluslararası ortaklarıyla dengeli ve yapıcı ilişkileri sürdürürken bazı göç mekanizmalarını uyarlamak olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Girişimin yakın gelecekte İsviçre ile AB arasındaki ilişkileri doğrudan değiştirmeyeceğini savunan Kolly, ilk önlemlerin ancak İsviçre nüfusu 9,5 milyona ulaştığında ve muhtemelen 2030’dan sonra uygulanacağını belirtti.

“2030 YILI SONRASINA KALABİLİR”

Kolly, “(Öneri kabul edilirse) İlk düzenlemeler, esas olarak iltica politikası ve aile birleşimiyle ilgili olacaktır. Kişilerin serbest dolaşımıyla ilgili önlemler ancak daha sonraki bir aşamada, özellikle mevcut koruma maddeleri aracılığıyla ele alınabilir.” ifadelerini kullandı.

İsviçre halkının, çok çeşitli siyasi konularda düzenli oy kullanmaya alışkın olduğuna dikkati çeken Kolly, bu girişimin demografi, ekonomi, çevre ve ülkenin gelecekteki örgütlenmesiyle ilgili önemli soruları içerdiğini, dolayısıyla önemli bir kamuoyu tartışmasının yapıldığını ifade etti.

İsviçre Hür Demokrat Partiden (FDP) Federal Konsey Üyesi Laurent Wehrli de “Hızlı nüfus artışı, zorlukları beraberinde getirir ancak sert bir nüfus sınırı getirmek, bu girişimin savunucularının dile getirdiği sorunların hiçbirini çözmeyecektir. Bu öneri, İsviçre’nin rekabet gücüne, refahına ve güvenliğine ciddi zarar verecektir.” dedi.

Anayasa’ya eklenmesi önerilen metin çok katı ve kısıtlayıcı olduğu, İsviçre’nin refahı ile güvenliğini tehlikeye atacağı için bu öneriyi desteklemediğinin altını çizen Wehrli, bu teklifin AB ile ilişkileri de etkileyeceğini savundu.

Wehrli, “(Öneriyle ilgili) Değişiklikler, demograflara göre 2035’te İsviçre nüfusu 9,5 milyona ulaştığında yürürlüğe girecek. Bu durum, İsviçre ile AB arasındaki birçok mevcut anlaşmanın sona ermesine yol açacak, İsviçre için ciddi ekonomik ve güvenlik sonuçları doğuracaktır. Örneğin, İsviçre, Avrupa’da güvenlik ve sınır yönetimi için en yaygın kullanılan sistem olan Schengen Bilgi Sistemi (SIS) gibi kritik kolluk kuvvetleri veri tabanlarına erişimini kaybedecek. Dolayısıyla İsviçre, daha az güvenli olacak ve nüfusu yalnızca düzensiz bir şekilde korunacaktır.” diye konuştu.

ÖNERİYE GÖRE NÜFUSUN 9,5 MİLYONU AŞMASI HALİNDE YASAL ADIMLAR GEREKECEK

Hem hükümet hem de parlamento, nüfus artışını sınırlamayı amaçlayan girişime karşı çıkmasına rağmen karşı öneri sunmadı.

SVP, “sürdürülebilirlik girişimi” olarak adlandırılan bu öneriyle, İsviçre’nin daimi ikamet eden nüfusunun 2050’den itibaren 10 milyonu aşmamasını veya düzensiz göçü önleyerek yalnızca doğumların ölümlerden fazla olması nedeniyle bu sayıya ulaşmasını sağlamayı hedefliyor.

Referandumda oylanacak öneriye göre, nüfusun 2050’den önce 9,5 milyonu aşması halinde Federal Konsey ve Parlamento, özellikle “iltica ve aile birleşimi alanında” bu sınıra uyulmasını sağlamak için önlemler almak zorunda kalacak.

Girişim metnine göre İsviçre, istisna veya koruma maddeleriyle ilgili olarak “nüfus artışını teşvik eden uluslararası anlaşmaları” yeniden müzakere etmek durumunda kalacak.

SVP’nin desteklediği referandum kampanyasını yürütenler, nüfusun aşırı şekilde artışının altyapıyı zorladığı, kira fiyatlarını artırdığını ve ulusal kimliği değiştirdiğini savunuyor.

Girişimi destekleyenler, bu önerinin göçü kontrol altına almak ve sınırlamak için mantıklı olduğunu ileri sürüyor.

İsviçre’nin nüfusunun halihazırda 9,1 milyon civarında olduğu biliniyor.

Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)


TD MEDYA sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

reklam görseli
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın