İstanbul’da dev organizasyon: Sıfır Atık Forumu tüm hızıyla sürüyor
Sıfır Atık Forumu 2026 organizasyonunda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, forumu insanlık ailesinin ortak bir ideal etrafında kenetlendiği tarihi bir buluşma olarak gördüklerini belirterken, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş ise “Daha temiz bir dünya mümkündür” dedi.


Türkiye’nin ‘Sıfır Atık’ vizyonu küresel bir diplomasiye dönüştü…
Sıfır Atık Hareketi, 27 Eylül 2017’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde başladı.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda, 14 Aralık 2022’de Türkiye’nin ana sunuculuğunda, 105 ülkenin de ortak sunucu olduğu oylamada 30 Mart, “Uluslararası Sıfır Atık Günü” olarak ilan edildi.

İSTANBUL’DA SIFIR ATIK FESTİVALİ
Türkiye, ‘Sıfır Atık’ projesinde öncü konumunu sürdürürken İstanbul dev bir organizasyona ev sahipliği yapıyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, İstanbul Valiliği himayelerinde, Sıfır Atık Vakfının koordinasyonunda Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen Sıfır Atık Forumu 2026’nın açılışına katıldı.

EMİNE ERDOĞAN KATILIMCILARA SESLENDİ
Burada konuşan Erdoğan, İstanbul’un insanlığın ortak hafızasını taşıyan, medeniyetlerin buluştuğu, dünyanın en uzun ömürlü başkenti olduğunu belirterek bugün forumda 183 ülkeden temsilci, 500’ü aşkın kurum ve kuruluş ve 5 binden fazla katılımcıyı ağırladıklarını söyledi.
Emine Erdoğan, İstanbul’un bir kez daha kültürleri bir araya getirdiğini ifade ederek “Tam da bu nedenle bu forumu, insanlık ailesinin ortak bir ideal etrafında kenetlendiği tarihi bir buluşma olarak görüyoruz. Bu güçlü uluslararası katılımın, Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Dünya beşten büyüktür çünkü insanlık beşten büyüktür.’ mesajının somut bir tezahürü olduğunu düşünüyorum.” diye konuştu.

“YÜREKTEN ALKIŞLIYORUM”
Foruma katılan herkese şükranlarını sunduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
“Temennim odur ki, buradan yükselecek sinerji, ortak geleceğimiz için yepyeni başlangıçların vesilesi olsun. Bu anlamlı buluşma dolayısıyla Sıfır Atık Vakfımıza forumun düzenlenmesinde ortaya koydukları büyük emek için teşekkür ediyorum. Dünyanın en kapsamlı uluslararası çevre buluşmalarından birine ev sahipliği yapıyorlar. Vakfımızın her bir mensubunu kutluyor, kendilerini yürekten alkışlıyorum. Destek veren Bakanlıklarımıza ve İstanbul Valiliğimize ayrıca şükranlarımı sunuyorum.”
Emine Erdoğan, Pasifik Okyanusu’nun kuzeyinde, tonlarca çöp ve plastikten oluşan 1,6 milyon kilometrekare büyüklüğünde çöpten bir kıta olduğunu, burasının o engin maviliğin ortasında, kaynaklarını hoyratça kullanan insanlığın dramının ve geçtiği dar boğazın bir anıtı olarak durduğunu kaydetti.
Türkiye’nin neredeyse iki katı büyüklüğünde bir yüzölçümüne sahip bu atık birikiminin iklim krizinin perde arkasındaki israf ve tüketim krizini anlattığına dikkati çeken Erdoğan, “Her gün 2 bin çöp kamyonuna eş değer plastik atığın okyanuslara karışması yalnızca atık yönetimiyle ilgili bir mesele değildir. Tıpkı, mikroplastiklerin Antarktika’dan Everest’in zirvesine kadar, dünyamızın en ücra köşelerine dahi ulaşmasının alelade bir çevre kirliliği olmadığı gibi.” değerlendirmesini yaptı.

ATIK DÖNÜŞÜMÜNE VURGU YAPTI
Erdoğan, tüm bunların göz ardı edilen bir hakikati anlattığını, insanlık tarihinde hiç olmadığı kadar çok üretildiğini, hiç olmadığı kadar büyük bir refah biriktirdiğini dile getirdi.
“Bugün çöp depolama alanlarına bakarsanız birkaç nesli giydirmeye yetecek giysilerle, planlı eskitmeye kurban edilmiş eşyalarla, yalnızca şeklini beğenmediğimiz için ayıkladığımız yiyeceklerle dolu olduğunu görürsünüz.” diyen Erdoğan, fakat aynı dünyada milyonlarca insanın temel ihtiyacını dahi karşılayamadığını söyledi.
Başka hiçbir veriye bakmadan, yalnızca üretilen atık miktarına bakılsa bile elde edilen bu refahın yanı başında büyüyen büyük bir adaletsizlik olduğunu açıkça görüldüğünü aktaran Erdoğan, “Yani kullan-at, at-unut, düşünme-tüket anlayışı, doğal kaynaklarla birlikte insanlığın öz değerlerini de tüketiyor. Sanayileşmeyle gelişen tüketim kültürü bir yandan plastiklerden sahte bir konfor alanı inşa ederken diğer yandan insanlığın sağduyusunu ve vicdanını da ziyadesiyle zedeliyor. İşte insanlık, geleceğe ağır bir ekolojik yükle birlikte kırılmış bir adalet terazisi miras bırakıyor. Başkasını yaşatma ahlakıyla elimizdekileri paylaşarak kolektif mutluluğu artırmak yerine, elimizdekileri atığa dönüştürüyoruz.” değerlendirmelerinde bulundu.

“ZİRVE ÖNCESİNDE SIFIR ATIĞI BİR İKLİM EYLEMİ OLARAK TEKLİF EDİYORUZ”
Emine Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Bu yılki forumumuzun Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi’yle aynı döneme denk gelmesi, sıfır atığın iklim değişikliği mücadelesindeki stratejik değerini anlatmak açısından önemli bir fırsattır. Çünkü iklim değişikliğiyle mücadelenin birçok yolu olsa da sıfır atık tüm bu yolları birleştiren bir köprüdür. Hatta iklim mücadelesinin en dönüştürücü gücüdür. Dolayısıyla biz bu yılki forumumuzu, Türkiye’nin ev sahipliğini yapacağı COP31 İklim Zirvesi yolunda önemli bir kilometre taşı olarak görüyoruz. Zirve öncesinde sıfır atığı bir iklim eylemi olarak teklif ediyoruz. İnanıyorum ki forum kapsamında konuşulacak her diyalog sıfır atığın bu merkezi rolünün anlaşılmasında önemli katkılar sunacaktır. Dünyada her yıl, 5,8 trilyon tabak yemek ona ihtiyacı olan insanlara ulaşamadan olduğu gibi çöpe gidiyor. 2 milyar tonun üzerinde gıda tarlada, sofrada, restoranda, markette israf ediliyor. Sırf israf edilecek gıdanın üretilmesi için tarım arazilerinin neredeyse üçte birini kullanıyoruz. Bizler 673 milyon insanın açlıkla mücadele ettiği, 2 milyardan fazla insanın yeterli beslenemediği bir dünyada yaşıyoruz.”
Emine Erdoğan, 5 yaşını göremeden hayattan kopan çocukların yarısının açlıktan öldüğünü, bugün bu salonda konuşurken bile dünyanın bir köşesinde bir çocuğun açlığın pençesinde yaşam mücadelesi verdiğini anlattı.
Bir anne ya da babanın çocuğunu besleyememenin kederiyle kavrulduğundan bahseden Erdoğan, “İşin en acı yanıysa, çöpe attığımız gıdanın yalnızca dörtte birini kurtararak, küresel açlığı bitirebileceğimizi bildiğimiz halde bu vahim çelişkiyi ortadan kaldıramamamızdır. Bir yanda çöp kutuları dolup taşarken ve el değmemiş gıdalar çöp kamyonlarına yüklenirken diğer yanda bomboş kalan tabaklar ve sönen umutlar hepimiz için çok ağır bir vicdan yüküdür.” diye konuştu.

“GIDA İSRAFININ YÜZDE 60’I EVLERDE GERÇEKLEŞİYOR”
Ziyan edilen her bir lokmada, yarını görüp göremeyeceği o lokmaya bağlı nice insanın hakkı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, gıda israfının yüzde 60’ının evlerde gerçekleştiğini vurguladı.
Emine Erdoğan, Türkiye’nin gıda israfı konusunda örnek çalışmalar yürüttüğünün altını çizerek “2008 yılında başlattığımız ‘Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası’yla israfı yüzde 40 oranında azalttık. 2015 yılında G-20 Dönem Başkanlığımız sırasında, ‘Sürdürülebilir Gıda Sistemleri Kapsamında Gıda Kayıpları ve İsrafının Azaltılması’ temasını uluslararası gündeme taşıdık. Bu çabaların bir sonucu olarak, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü Sekreterliğinde, Roma’da Gıda Kaybı ve İsrafının Ölçülmesi ve Azaltılması Teknik Platformu kuruldu. 2020 yılında, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz ‘Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık’ kampanyası vesilesiyle milyonlarca vatandaşımıza ulaştık. Bu girişimimiz Birleşmiş Milletler nezdinde en iyi uygulama örneği olarak gösterildi.” bilgisini verdi.
Bu yıl “30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü” için gıda israfı temasını seçerek, Birleşmiş Milletler çatısı altında konuyu bir kez daha küresel gündeme taşıdıklarına işaret eden Erdoğan, tüm bu adımlarla, “Sıfır Açlık Hedefi”ne, küresel gıda sisteminin daha adil ve sürdürülebilir olmasına önemli katkılar sunduklarını ancak bu meselenin daha büyük bir küresel işbirliği gerektirdiğini anlattı.
Erdoğan, bu mücadelede yol alabilmenin dünyanın bugün geldiği noktada, sanayisiyle ve tüketim oranlarıyla en büyük paya sahip ülkelerin de sorumluluğu üstlenmesine bağlı olduğunu belirterek “Yükü en ağır olanların ön safta yer almadığı bir dayanışma eksik kalır. Zira kimsenin geride kalmadığı, kaynakların israf edilmediği bir dünya ancak böyle kurulabilir.” dedi.

EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜR ETTİ
İklim değişikliğiyle mücadelede ıskalanan en önemli hususun tek merkezli bilgi sistemlerinin yerel bilgeliği parantez içinde tutarak saf dışı etmesi olduğunu dile getiren Erdoğan, “Ne yazık ki yerel kültürlerin özünü oluşturan döngüsel yaşam pratikleri, modern dünyada birer yitik hazine haline geldi. Oysa ‘İnsanlık beşten büyüktür.’ dedik. O halde her yerel kültürü, iklim değişikliğine gerçek çözümler sunacak, doğayla dost bir yaşamın el kitabı olarak görmeliyiz.” diye konuştu.
Emine Erdoğan, sıfır atık yolculuğu boyunca insanların doğayla uyumlu bir yaşam kurmaya ne kadar istekli olduklarına defalarca şahit olduğunu anlatarak, sıfır atık felsefesini benimseyen herkesin iklim değişikliğiyle mücadelenin aktif bir aktörü haline geldiğini belirtti.
Adil bir dünyanın başlangıç meridyeninin “benden bize” uzanan bu medeniyet tasavvurundan geçtiğini aktaran Erdoğan, programda emeği geçenlere teşekkür etti.

“İSTANBUL’DAN YÜKSELECEK BU SES SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR DÜNYANIN İNŞASINA KATKI SUNACAKTIR”
Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş ise iklim değişikliği, kaynak kayıpları, gıda israfı, su stresi ve çevresel bozulmanın, herhangi bir ülkenin tek başına çözebileceği sorunlar olmadığını söyledi.
Bu sorunların insanlığın ortak meseleleri olduğunu vurgulayan Ağırbaş, “İçinde yaşadığımız çağ, insanlık tarihinin en büyük üretim kapasitesine sahip olduğu kadar, en büyük tüketim baskılarını da beraberinde getiren bir dönemdir.” dedi.
Ağırbaş, değişimin yalnızca sorunları görenlerle değil gördüğü sorunları dert edinen, çözüm üretmek için harekete geçen ve insanlığın ortak geleceği adına sorumluluk üstlenenlerle mümkün olacağını anlatarak “İnanıyorum ki İstanbul’dan yükselecek bu ortak ses, daha adil, daha temiz, daha yaşanabilir ve daha sürdürülebilir bir dünyanın inşasına, güçlü bir katkı sunacaktır.” ifadesini kullandı.

“SIFIR ATIK FORUMU’NU KALICI BİR PLATFORM HALİNE GETİRMEYİ HEDEFLİYORUZ”
İstanbul’da düzenlenen organizasyonun geleceği şekillendirmeyi hedefleyen uzun vadeli bir dönüşüm vizyonu olduğunu söyleyen Ağırbaş, “Bu anlayışla, geçtiğimiz yıl bu kürsüden önemli bir hedef ortaya koymuştuk. Önümüzdeki beş yıl içerisinde İstanbul’u; sıfır atık, kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında, dünyanın önemli buluşma ve iş birliği merkezlerinden biri haline getirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu doğrultuda, Sıfır Atık Forumu’nu kalıcı bir platform haline getirmeyi hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.
“YENİ ULUSAL KAMPANYALARI HAYATA GEÇİRECEĞİZ”
“Önümüzdeki dönemin önceliklerini ortaya koyan Sıfır Atık Vizyon Belgesi’ni kamuoyuyla paylaşacağız.” diyen Ağırbaş, “Önümüzdeki dönemde ilgili bakanlıklarımızla birlikte; gıda israfının azaltılması, enerji verimliliğinin artırılması, döngüsel üretim modellerinin yaygınlaştırılması, aile temelli davranış dönüşümünün güçlendirilmesi ve gençlerin çevre bilincinin artırılması gibi alanlarda, yeni ulusal kampanyaları hayata geçireceğiz.” dedi.

“DAHA TEMİZ BİR DÜNYA MÜMKÜNDÜR”
Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş açıklamalarında şu ifadeleri kullandı:
“Ülkemizin 81 ilinde gerçekleştirdiğimiz çalıştaylarla; kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, üniversiteleri, özel sektörü ve sivil toplumu aynı masa etrafında buluşturuyoruz. Aynı zamanda, Afrika’dan Asya’ya, Orta Doğu’dan Avrupa’ya kadar birçok bölgede ortak çalışmalar yürütüyor; uluslararası iş birliklerini güçlendirmeye devam ediyoruz. İnanıyoruz ki burada ortaya çıkacak fikirler ve kurulacak iş birlikleri, yalnızca bugüne değil, geleceğin küresel çevre ve iklim politikalarına da katkı sağlayacaktır. Bugün önümüzde, yalnızca çevresel bir tercih değil, Ahlaki ve insani bir tercih bulunmaktadır.
Çünkü biliyoruz ki; daha temiz bir dünya mümkündür. Daha adil bir dünya mümkündür. Daha yaşanabilir şehirler mümkündür. Daha sürdürülebilir bir gelecek mümkündür. Ve bu gelecek, ancak birlikte mümkün olacaktır. Sıfır Atık Hareketi’nin küresel ölçekte bir vicdan, bir sorumluluk ve bir dönüşüm çağrısına dönüşmesine öncülük eden; Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’ye vizyonu, liderliği ve kararlılığı için şükranlarımı arz ediyorum. İnanıyorum ki İstanbul’dan yükselecek bu ortak ses; daha adil, daha temiz, daha yaşanabilir ve daha sürdürülebilir bir dünyanın inşasına, güçlü bir katkı sunacaktır.”

PROGRAMA ÜST DÜZEY KONUKLAR KATILDI
Programda Birleşmiş Milletler Habitat Genel Sekreter Yardımcısı ve İcra Direktörü Anaclaudia Rossbach da konuşma yaptı.
Foruma, Ürdün Prensesi Dana Firas, Zimbabve Cumhuriyeti liderinin eşi Auxillia Mnangagwa ve Burundi Cumhuriyeti liderinin eşi Angeline Ndayishimiye, BM Sıfır Atık Danışma Kurulu Başkan Yardımcısı Jose Manuel Moller, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Yardımcısı ve İklim Özel Temsilcisi Ruslan Edelgeriev, eski Morityus Devlet Başkanı Ameenah Gurib, eski Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadic, eski Şili Cumhurbaşkanı Michelle Bachelet ve eski Slovenya Cumhurbaşkanı Borut Pahor da katıldı.
Foruma, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Danışma Kurulu üyeleri, çok sayıda ülkenin tarım, orman, çevre, balıkçılık, sanayi, teknoloji, ekonomi, enerji ve su ekonomisi bakanları, İstanbul Valisi Davut Gül ve eşi Gülden Gül de katıldı.
Emine Erdoğan, oturumunun ardından üst düzey yabancı konuklarla birlikte sergi alanını gezdi.
Daha sonra Sıfır Atık Festival alanını gezen Emine Erdoğan’a vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.

“BURADAN YÜKSELECEK SİNERJİNİN YEPYENİ BAŞLANGIÇLARIN VESİLESİ OLMASINI TEMENNİ EDİYORUM”
Öte yandan Emine Erdoğan, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, dünyanın en kapsamlı uluslararası çevre buluşmalarından biri olan Uluslararası Sıfır Atık Forumu’nun açılış programında farklı coğrafyalardan kıymetli isimlerle bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu belirtti.
Erdoğan, bu sene ikincisi düzenlenen forum kapsamında 183 ülkeden temsilci, 500’ü aşkın kurum ve kuruluş, 5 binden fazla katılımcıyı İstanbul’da ağırlandıklarını vurguladı.
“Antalya’ya Giden Yol: İklim Eylemi Olarak Sıfır Atık” temasıyla gerçekleşen forumun, COP31 İklim Zirvesi’ne uzanan süreçte önemli bir eşik olduğunu aktaran Erdoğan, şu ifadelere yer verdi:
“Bugün iklim değişikliği, sınır tanımayan ve ortak çözümler gerektiren bir mesele olarak karşımızda duruyor. Bizler de forum aracılığıyla iklim mücadelesinde sıfır atık hareketini, atık yönetimine ilişkin bir yaklaşımın çok ötesinde, etkili bir iklim eylemi olarak vurguluyoruz. İnanıyoruz ki sıfır atık, kaynakların korunmasından sürdürülebilir kalkınmaya kadar birçok alanda dönüştürücü bir etki oluşturacaktır. Buradan yükselecek sinerjinin ortak geleceğimiz için yepyeni başlangıçların vesilesi olmasını temenni ediyorum.”
Erdoğan, İstanbul Valiliği, Sıfır Atık Vakfı ve ilgili bakanlıklar başta olmak üzere forumun düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi
TD MEDYA sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
















