Marmara Denizi’nde plastik kirliliği kritik seviyede
Yapılan bilimsel araştırmalar, Marmara Denizi’nde mikroplastik kirliliğinin 2000’li yıllardan bu yana belirgin şekilde arttığını ortaya koydu. Bazı bölgelerde kirlilik seviyesinin üç katına çıktığı tespit edildi.


Türkiye’nin en yoğun insan faaliyetlerine maruz kalan denizlerinden biri olan Marmara Denizi’nde mikroplastik kirliliği giderek kritik bir seviyeye ulaşıyor. TÜBİTAK destekli kapsamlı araştırma, denizdeki plastik yükünün son 20 yılda dramatik şekilde arttığını ortaya koydu.
14 NOKTADAN ALINAN ÖRNEKLERDE ÇARPICI SONUÇLAR
TÜBİTAK 1001 projesi kapsamında yürütülen çalışmada, Marmara Denizi’nin 14 farklı noktasından sediment örnekleri alındı. İncelemelerde mikroplastik dağılımı, kirletici yoğunluğu ve tarihsel birikim analiz edildi.

Araştırmada özellikle sanayi ve nüfus baskısının yoğun olduğu bölgelerde kirlilik seviyesinin daha yüksek olduğu belirlendi.

PLASTİK KİRLİLİĞİ 2000’LERDEN İTİBAREN HIZLANDI
Akademik ekipler, 2000’li yılların başından itibaren plastik kirliliğinde düzenli ve keskin bir artış eğilimi gözlemledi. Bazı istasyonlarda mikroplastik miktarının yaklaşık üç katına çıktığı kaydedildi.
Çalışma, Marmara Denizi’nin farklı bölgelerinde kirlilik seviyelerinin değişkenlik gösterdiğini ancak genel trendin yukarı yönlü olduğunu ortaya koydu.
MİKROPLASTİKLERİN YÜZDE 94’Ü “FİBER” TÜRÜNDE
Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Olgaç Güven, analiz edilen mikroplastiklerin büyük çoğunluğunun fiber yapıda olduğunu açıkladı.
Güven, bu parçacıkların saç teli benzeri ince plastik lifler olduğunu belirterek oranı şöyle özetledi:
“Şu ana kadar tespit ettiğimiz mikroplastiklerin yaklaşık yüzde 94’ü fiber yapıda.”
Bu liflerin en önemli kaynakları arasında sentetik tekstil ürünleri ve çamaşır yıkama süreçleri gösteriliyor.

DERİN ÇUKURLAR KİRLİLİĞİ BİRİKTİRİYOR
Araştırmada Marmara Denizi’nin özellikle derin bölgelerinin kirletici yükü biriktiren doğal havuzlar gibi davrandığı tespit edildi. Çınarcık Çukuru ve diğer derin alanlarda dikkat çekici yoğunluklar ölçüldü.
Bilim insanları, bu bölgelerin denizin “kirlilik arşivi” niteliğinde olduğunu vurguluyor.
1999 DEPREMİNİN KİRLİLİK İZLERİ
Uzmanlara göre bu bulgu, büyük afetlerin yalnızca jeolojik değil, çevresel etkiler de bıraktığını ortaya koyuyor.

KOZMETİK VE TEKSTİL KAYNAKLI KİRLİLİK
Araştırmada mikroplastiklerin yalnızca tekstil değil, kozmetik ürünler ve günlük tüketim alışkanlıklarından da kaynaklandığı tespit edildi. Özellikle mikro boncuklar ve sentetik lifler önemli kirletici unsurlar arasında yer aldı.
UZMANLARDAN UYARI: TREND DEVAM EDİYOR
Bilim insanları, Marmara Denizi’nde plastik kirliliğinin artış eğiliminin devam ettiğini ve bu durumun ekosistem üzerinde uzun vadeli riskler oluşturduğunu vurguluyor. Çalışmanın ilerleyen aşamalarında polimer analizleri ve metal kirliliği incelemeleri sürdürülecek.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)
TD MEDYA sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
















