Yaş alma süreci kadınlarda yüzün iki tarafını farklı etkileyebiliyor
Yüz hatlarındaki küçük değişimler yalnızca geçen yıllarla açıklanmıyor. Uzmanlara göre mimikler, çene kaslarının kullanımı ve bazı günlük alışkanlıklar da yüzün iki tarafının zamanla farklı görünmesine katkıda bulunabiliyor.


Eski fotoğraflarınıza baktığınızda ya da aynada kendinizi dikkatle incelediğinizde kaşlarınızdan birinin biraz daha düşük, çene hattınızın tek tarafta daha belirgin ya da gülüşünüzün hafif farklı göründüğünü fark etmiş olabilirsiniz. Birçok kadın bu değişimi ilk kez selfie çekerken, görüntülü konuşma sırasında ya da yıllar önceki fotoğraflarıyla bugünkü görüntüsünü karşılaştırırken fark ediyor.
Uzmanlara göre bu durum çoğu zaman doğal yaşlanma sürecinin bir parçası. Çünkü yaş ilerledikçe cilt, kas ve cilt altı dokularda meydana gelen değişimler yüzün iki tarafını her zaman aynı şekilde etkilemeyebiliyor. Buna günlük alışkanlıklar da eklendiğinde, zamanla yüz hatlarındaki küçük farklılıklar daha belirgin hale gelebiliyor.


YAŞ ALMA SÜRECİ FARKI BELİRGİNLEŞTİREBİLİR
İnsan yüzü doğası gereği kusursuz simetrik değildir. Sağ ve sol tarafta bulunan küçük farklılıklar çoğu zaman fark edilmeyecek kadar hafiftir. Ancak yaş ilerledikçe kolajen ve elastin üretiminin azalması, cilt altındaki yağ dokusunun hacim kaybetmesi ve yüz kaslarının zaman içinde aynı yoğunlukta çalışmaması bu farkların daha görünür hale gelmesine katkı sağlayabilir.
Araştırmalar da yüzün iki tarafının yaşlanma sürecini her zaman aynı şekilde geçirmediğini gösteriyor. Özellikle orta yüz ve çene hattında oluşan küçük hacim değişiklikleri, kişinin yıllar içinde “Eskiden yüzüm böyle görünmüyordu.” hissine kapılmasına neden olabiliyor.

GÜNLÜK ALIŞKANLIKLAR DA İZ BIRAKABİLİYOR
Yüz görünümünü yalnızca biyolojik yaş belirlemiyor. Diş sıkma ve diş gıcırdatma, sürekli aynı tarafla çiğneme, mimiklerin bir tarafta daha baskın kullanılması ve güneşe yüzün bir tarafının diğerinden daha fazla maruz kalması da zaman içinde küçük farklılıkların belirginleşmesine katkıda bulunabiliyor.
Özellikle diş sıkma problemi yaşayan kişilerde çene kaslarından biri diğerine göre daha fazla çalışabiliyor. Bu da bazı kadınlarda çene hattının tek tarafta daha güçlü görünmesine neden olabiliyor. Buna sabah çene ağrısı, baş ağrısı, diş hassasiyeti veya çene ekleminden ses gelmesi gibi şikâyetler eşlik ediyorsa bir uzmana başvurulması öneriliyor.
Öte yandan sosyal medyada sıkça dile getirilen “tek tarafa yatmak yüzü bozuyor” iddiasını destekleyen güçlü bilimsel kanıtlar bulunmuyor. Uzmanlar, yüz görünümünü tek bir alışkanlıktan çok yaşlanma süreci, mimikler, kas kullanımı ve çevresel etkenlerin birlikte şekillendirdiğine dikkat çekiyor.

SOSYAL MEDYA YÜZ ALGISINI DEĞİŞTİREBİLİYOR
Birçok kadın yüzündeki küçük farklılıkları ilk kez aynadan çok telefonunun ön kamerasında fark ediyor. Ancak ön kameralar geniş açı lensleri ve yakın çekim nedeniyle yüz oranlarını olduğundan farklı gösterebiliyor. Işık, mimikler ve filtreler de bu algıyı daha da artırabiliyor.
Bu nedenle tek bir selfie ya da görüntülü konuşmadaki görüntüye bakarak yüzünüzde belirgin bir değişiklik olduğu sonucuna varmak doğru olmayabilir. Uzmanlar, yüz görünümünü değerlendirirken farklı açılardan çekilmiş fotoğrafların, doğal ışığın ve zaman içindeki genel değişimin birlikte ele alınmasının daha sağlıklı olduğunu belirtiyor.

HER FARK AYNI NEDENDEN KAYNAKLANMIYOR
Yüzde zamanla belirginleşen küçük farklılıklar çoğu zaman doğal yaşlanma sürecinin bir parçası olarak görülse de tek neden bu olmayabiliyor. Diş sıkmaya bağlı çene eklemi sorunları, yüz kaslarını etkileyen bazı rahatsızlıklar, geçirilmiş travmalar ya da estetik uygulamalar sonrasında gelişen değişiklikler de yüz görünümünü etkileyebiliyor.
Bu nedenle yıllar içinde yavaş yavaş ortaya çıkan hafif değişimlerle, kısa sürede gelişen belirgin farklılıkları birbirinden ayırmak gerekiyor. Özellikle yüzün bir tarafında ani sarkma, ağız kenarında kayma, konuşmada bozulma veya göz kapağını kapatmakta zorlanma gibi belirtiler varsa bunun yalnızca estetik bir değişim olarak değerlendirilmemesi ve vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması öneriliyor.
Uzmanlar, tamamen simetrik bir yüzün doğada oldukça nadir görüldüğünü ve küçük farklılıkların insan yüzünün doğal bir parçası olduğunu vurguluyor. Bu nedenle zaman içinde fark edilen hafif değişimler çoğu zaman endişe nedeni olarak görülmüyor. Asıl dikkat edilmesi gereken nokta, değişimin kısa sürede belirginleşmesi ya da buna ağrı, uyuşma, güçsüzlük veya çene hareketlerinde kısıtlılık gibi başka belirtilerin eşlik etmesi.
Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi
TD MEDYA sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
















