SON GELİŞMELER
00:00:00
RADYO BT MOBİL UYGULAMALAR ÇOK YAKINDA AKTİF OLACAKTIR.RADYO BT YAYINLARINI WWW.TDMEDYA.COM - WWW.RADYOBT.COM ÜZERİNDEN DİNLEYEBİLİRSİNİZ.RADYO BT MOBİL UYGULAMALAR ÇOK YAKINDA AKTİF OLACAKTIR.RADYO BT YAYINLARINI WWW.TDMEDYA.COM - WWW.RADYOBT.COM ÜZERİNDEN DİNLEYEBİLİRSİNİZ.

Duygusal Mükemmeliyetçilik Tuzağı

  • 21 Haziran 2026
  • 8 kez görüntülendi.
Duygusal Mükemmeliyetçilik Tuzağı
reklam görseli

Bir dönem güçlü görünmeye, sonra üretken olmaya, ardından da “en iyi versiyonumuza” ulaşmaya çalıştık. Şimdi ise yeni bir beklentiyle karşı karşıyayız: Duygularımızı bile doğru, sağlıklı ve ideal şekilde yaşamak… Psikolojiye dair kavramların günlük hayatımızda daha fazla yer bulması kendimizi ve ilişkilerimizi anlamak adına önemli bir kapı açtı. Artık sınır koymayı, bağlanma stillerimizi, duygusal ihtiyaçlarımızı ve iletişim biçimlerimizi daha sık konuşuyoruz. Ancak artan psikolojik farkındalık beraberinde görünmeyen yeni bir baskıyı da getirebiliyor: Sürekli kendimizi analiz etmek. Çift terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram’a göre bu durum, bireylerin duygularıyla kurduğu ilişkiyi dönüştürüyor ve zamanla psikolojik olarak kusursuz görünme çabasını besliyor.

Kendini Tanımak mı, Sürekli Analiz Etmek mi?
Sosyal medya, kişisel gelişim içerikleri ve psikoloji alanındaki bilgiye erişimin artmasıyla birlikte “duygusal regülasyon”, “travma”, “tetiklenmek”, “sağlıklı iletişim” gibi kavramlar artık günlük dilimizin bir parçası. Bu farkındalık birçok açıdan değerli olsa da bazen kişi yaşadığı duygunun kendisinden çok o duygunun ne anlama geldiğine odaklanabiliyor. “Şu an neden böyle hissediyorum?”, “Bu verdiğim tepki sağlıklı mı?”, “Yeterince olgun davranıyor muyum?” gibi sorular zaman içinde iç dünyamızı anlamaya çalışmaktan çıkıp bir tür performans alanına dönüşebiliyor. Yaşadığı her duygunun nedenini bulmaya çalışan bireylerin zaman zaman duyguyu deneyimlemekten çok onu çözümlemeye odaklandığını belirten Sevilay Abudaram, bu sürecin kişinin iç dünyasıyla kurduğu doğal ilişkiyi zorlaştırarak zihinsel yorgunluğu da arttırdığını da belirtiyor. Abudaram’a göre, duyguların anlaşılması kadar hissedilmesi de psikolojik süreçlerin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor.

reklam görseli

Duygusal Olarak “Kusursuz” Görünme Çabası
Günümüzde yalnızca iyi görünmek değil, duygusal olarak dengeli, sakin ve kontrollü görünmek de modern hayatın beklentilerinden biri haline geldi. Zor bir durumda öfkelenmemek, kırıldığımızda bunu belli etmemek ya da her zaman “olgun” tepki vermeye çalışmak bazen gerçek hislerimizle aramıza mesafe koyabiliyor. Sevilay Abudaram, çatışmalarda ölçülü davranmanın, duygularını yönetebilmenin ve sağlıklı iletişim kurabilmenin değerli beceriler arasında yer aldığını fakat bu yaklaşımın zaman zaman görünmez bir performans baskısı yaratabildiğini vurguluyor. Özellikle bireyler ilişkilerinde kırıldıklarında, hayal kırıklığı yaşadıklarında ya da öfkelendiklerinde bu duyguları ifade etmek yerine onları filtrelemeye çalışabiliyor. Sürekli dengeli kalma isteğinin kişinin gerçek duygularını geri plana itebileceğine dikkat çeken Abudaram, bireylerin zaman zaman yaşadıkları duyguları anlamaya çalışmak yerine onları kontrol etmeye ve bastırmaya yönelebildiğini belirtiyor. Bu durumun kişinin kendi ihtiyaçlarını fark etmesini zorlaştırabileceğini ifade eden Abudaram, duygulara alan açmanın sağlıklı ilişkiler ve güçlü bir özfarkındalık için önemli olduğunu vurguluyor.

Kendimizden Uzaklaşabiliyoruz
Son yıllarda psikoloji alanındaki bilgiye erişimin artmasının, insanların kendilerini daha iyi tanımalarına katkı sağladığını ifade eden çift terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram bakın ne diyor: “Ancak bazı kişiler için bu süreç, sürekli kendini değerlendirme ve denetleme alışkanlığına dönüşebiliyor. Birçok insan yaşadığı duyguyu deneyimlemek yerine onu ne kadar doğru yaşadığını sorguluyor. Öfke hissettiğinde bunu bastırmaya çalışıyor, kırıldığında bunu göstermemeyi tercih ediyor, hayal kırıklığı yaşadığında güçlü görünmeye odaklanıyor. Oysa öfke, üzüntü, kırgınlık ve belirsizlik insan deneyiminin doğal parçaları arasında yer alıyor. Psikolojik dayanıklılık, duyguları kontrol altında tutma çabasından çok onları fark etme, kabul etme ve sağlıklı biçimde ifade edebilme kapasitesiyle güçleniyor. İnsanların kendilerine kusursuz olma hedefi koymaları, zamanla kendi duygularından uzaklaşmalarına neden olabiliyor. Ruh sağlığını destekleyen en önemli unsurlardan biri, insan olmanın getirdiği tüm duygulara alan açabilmekten geçiyor.”


TD MEDYA sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

reklam görseli
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın