Vance: Trump İran’da rejimi değiştirmek istemedi
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Başkan Donald Trump’ın İran’da yönetimi değiştirerek sürgündeki Rıza Pehlevi’yi iktidara taşımayı amaçladığı yönündeki iddiaları reddetti.


ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Trump yönetiminin İran politikasına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Gazeteci ve sunucu Megyn Kelly’nin YouTube kanalında yayımlanan röportajda konuşan Vance, Başkan Donald Trump’ın İran’da rejim değişikliği hedeflediği ya da sürgündeki muhalif isim Rıza Pehlevi’yi ülkenin başına getirmeyi planladığı yönündeki değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığını ifade etti.
Vance, ABD yönetiminin temel amacının İran’ın nükleer faaliyetleri konusunda kalıcı ve denetlenebilir bir çözüm elde etmek olduğunu belirterek, bu hedefe öncelikle diplomatik yöntemlerle ulaşmayı tercih ettiklerini, ancak gerekli görülmesi halinde askeri seçeneklerin de masada bulunduğunu kaydetti.
“PEHLEVİ’Yİ İKTİDARA TAŞIMA GİBİ BİR HEDEF YOK”

Röportajında İran’daki siyasi geleceğin İran halkının karar vereceği bir konu olduğunu vurgulayan Vance, Trump’ın hiçbir zaman Rıza Pehlevi’nin İran’ın yeni lideri olması gerektiği yönünde bir politika ortaya koymadığını söyledi.
İran’da olası bir halk hareketinin dış müdahaleyle değil, İranlıların kendi tercihleri doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini belirten Vance, “İran halkının mevcut yönetime karşı ayaklanması onların vereceği bir karardır. Bu, İran halkıyla hükümetleri arasındaki bir meseledir.” görüşünü dile getirdi.

ABD’NİN ÖNCELİĞİ NÜKLEER PROGRAM
Washington’un İran politikasının merkezinde nükleer programın bulunduğunu ifade eden Vance, ABD’nin nihai hedefinin İran’ın nükleer faaliyetlerini uluslararası denetime açık ve güvenilir bir çerçeveye oturtmak olduğunu söyledi.
Vance, olası anlaşmanın temel başlıkları arasında uranyum zenginleştirme faaliyetlerine ilişkin düzenlemeler, kapsamlı doğrulama süreçleri ve uluslararası denetim mekanizmalarının yer aldığını belirtti. İran’ın ekonomik kazanımlar elde edebilmesi için uluslararası yükümlülüklerine uyması gerektiğini vurgulayan ABD Başkan Yardımcısı, Tahran yönetiminin davranışlarında değişikliğe gitmesinin anlaşmanın sürdürülebilirliği açısından kritik önemde olduğunu ifade etti.

“BÖLGESEL BARIŞ ANLAŞMASI OLABİLİR”
ABD ile İran arasında varıldığı açıklanan mutabakatı “bölgesel barış anlaşması” olarak tanımlayan Vance, söz konusu çerçevenin yalnızca İran ve ABD ilişkileriyle sınırlı olmadığını söyledi.
Anlaşmanın; İran, Körfez ülkeleri, İsrail ve Lübnan gibi bölgesel aktörleri de kapsayan daha geniş bir güvenlik ve istikrar düzeni oluşturmayı hedeflediğini kaydeden Vance, İran’ın yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde Orta Doğu’da önemli dönüşümlerin yaşanabileceğini belirtti.
Vance, “İran anlaşma kapsamındaki sorumluluklarını yerine getirirse bölge için gerçekten dönüştürücü sonuçlar ortaya çıkabilir. Ancak yükümlülüklerin ihlali halinde ekonomik fayda sağlanması söz konusu olmayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.
MARSHALL PLANI BENZETMESİNE KARŞI ÇIKTI
ABD Başkan Yardımcısı, kamuoyunda bazı çevrelerin anlaşmayı savaş sonrası Avrupa’nın yeniden inşasını amaçlayan Marshall Planı ile kıyaslamasına da karşı çıktı.
Bu benzetmenin doğru olmadığını savunan Vance, Marshall Planı’nın doğrudan Amerikan vergi mükelleflerinin kaynaklarıyla finanse edildiğini hatırlatarak, mevcut anlaşma modelinin farklı bir ekonomik yapıya dayandığını ifade etti.
ABD-İRAN MUTABAKATINDA YENİ AŞAMA
ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerde son dönemde önemli ilerlemeler kaydedildiği belirtiliyor. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 15 Haziran’da yaptığı açıklamada tarafların, Lübnan dahil olmak üzere bölgedeki çeşitli cephelerde çatışmaların sona erdirilmesini öngören bir mutabakata ulaştığını duyurmuştu.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de anlaşmaya ilişkin mutabakatın sağlandığını doğrulayarak, mutabakat zaptının 19 Haziran’da İsviçre’de imzalanmasının planlandığını açıklamıştı.
Öte yandan Başkan Trump da İran ile yapılan barış anlaşmasının tamamlandığını duyurmuş, anlaşma kapsamında Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılacağını ve ABD’nin uyguladığı deniz ablukasının kaldırılacağını belirtmişti.
LÜBNAN MADDESİ İSRAİL’DE TARTIŞMA YARATTI
Mutabakatın Lübnan’ı da kapsayacak şekilde tasarlandığının ortaya çıkması, İsrail siyasetinde yeni tartışmaları beraberinde getirdi.
Bölgedeki gelişmelerin, önümüzdeki günlerde yapılması planlanan imza süreci ve tarafların atacağı adımlarla daha da netleşmesi bekleniyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)
TD MEDYA sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
















