SON GELİŞMELER
00:00:00
RADYO BT MOBİL UYGULAMALAR ÇOK YAKINDA AKTİF OLACAKTIR.RADYO BT YAYINLARINI WWW.TDMEDYA.COM - WWW.RADYOBT.COM ÜZERİNDEN DİNLEYEBİLİRSİNİZ.RADYO BT MOBİL UYGULAMALAR ÇOK YAKINDA AKTİF OLACAKTIR.RADYO BT YAYINLARINI WWW.TDMEDYA.COM - WWW.RADYOBT.COM ÜZERİNDEN DİNLEYEBİLİRSİNİZ.

Ümit Yenişehirli yazdı: Tüzüğünde ‘CHP’li gazeteciler’ yazıyordu

Ümit Yenişehirli Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik farklı hitaplar ve basın mensuplarının CHP’ye olan tutumunun tarihten günümüze parti içindeki tartışmaları ve medya ilişkilerini anlattığı bir yazı kaleme aldı.

  • 25 Haziran 2026
  • 9 kez görüntülendi.
Ümit Yenişehirli yazdı: Tüzüğünde ‘CHP’li gazeteciler’ yazıyordu
reklam görseli

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yeni/yeniden başladığı görevinde, bir ayı geride bıraktı. Aradan geçen bu sürede, geleneksel ve yeni medyadaki CHP’liliği aşikar, Özel – İmamoğlu taraftarlığı tartışılmaz isimler ise Kılıçdaroğlu’na demediklerini bırakmıyorlar.

Bu isimlerin Kemal Kılıçdaroğlu’na reva gördüğü hitap şekilleri arasında “Bay Butlan, KK, Saray İş Birlikçisi, Hain, Butlan Kemal, Bay Kemal, Saray Butlancısı, İsmi Lazım Değil, Butlan Bey…” vb. gibi ifadeler yer alıyor.

Gazetecilerin/basın yayın dünyasında yer alanların; bir parti içi meselede kendilerini bu derece aidiyetli/tarafgir görmeleri garipsense de hepsinin ortak partisi olan CHP’nin tarihinde, tüzük ve programa, “CHP’li gazeteciler/Partili gazeteciler” maddesi eklenecek kadar bu işlere müsait bir yapı vardı.

reklam görseli

MUHALİFLER SUSTURULMUŞTU AMA…

Cumhuriyet’in kuruluşunun ardından, toplum ve basındaki aykırı sesler etkisiz hale getirilmişti. Sert güvenlik tedbirleri ve çok ağır yaptırımlı yargılama süreçleri sonucunda, muhalif isimler ya köşesine çekilmiş ya da yurt dışına kaçmış/çıkartılmıştı.

Bütün gazete ve dergiler, “CHP Hükümeti’nin ne kadar da güzel ve halkın desteklediği bir iktidar olduğunu” yazmaktaydı. Bu “dikensiz gül bahçesi”ne rağmen, CHP tek parti iktidarının halkta yol açtığı hoşnutsuzluk, bazen küçük, yorumsuz bir haber olarak bile kamuoyunun gündemine gelebiliyordu. Partinin önde gelenleri, bu kadarına bile tahammül edemedikleri için de bazı önlemler almaya yönelmişlerdi.

BASININ GÖREVİ PARTİYE SADAKATTIR

Bu çerçevede, CHP’nin 9-16 Mayıs 1935 tarihleri arasında toplanan 4. Büyük Kurultayı’nda basın özel bir oturumda görüşülmüştü. Kurultayda, önce delegeler arasında değerlendirmeler yapılmış, “CHP’li gazeteciler”in durumu kapsamlı bir şekilde ele alınmış, bilahare “Partili gazeteciler” ifadesiyle de bu kavram, parti tüzük ve programına resmi bir disiplin maddesi olarak girmişti.

Tüzüğe konulacak maddenin ön görüşmelerinde; bu düzenlemenin, “CHP’li basın mensupları” için parti politikalarına sadakatin tartışılmaz olması gerektiğini hüküm altına alacağı vurgulanarak, tüzük maddesinin muhtemel sapma ve yanlış anlamaları ortadan kaldıracağı ileri sürülmüştü.

Madde üzerine müzakerelerin sona ermesinin ardından da CHP Parti Tüzüğü’nün 144 üncü maddesi şu şekilde kaleme alınmıştı:

“Sahibi Partili olan gazetelerin yazıları ile Parti azalarının intişar eden yazıları, Parti prensipleri bakımından göz önünde tutulur. Arzu eden Partili gazetecilerle bu yolda görüş birliğine yarayacak temas ve toplantılar yapılır. Partililer, sahibi bulundukları gazete, mecmua ve matbuatlarda Parti program ve nizamnamesine aykırı yazılar neşrettiremezler.”

“KAMALİZM” DE BU KURULTAYDA ORTAYA ÇIKMIŞTI

Kurultayın CHP’liler açısından önemli bir yanı da parti ideolojisinin, o devirdeki telaffuz ve yazımıyla “Kamalizm”in adı etrafında şekillendirilmesiydi. Kurultayda kaleme alınan parti programına, “Partinin güttüğü bütün esaslar, Kamalizm prensipleridir.” maddesi eklenmişti. Basının da yine “Kamalizm prensipleri doğrultusunda” yayın yapması hükme bağlanmıştı.

İÇİŞLERİ BAKANI EMRETTİ, GAZETECİLER TOPLANDI

Tek Parti Hükümeti, CHP tüzük ve programına bu hükümleri koymasına rağmen, muhtemelen “Gazeteciler belki tam anlamamışlardır.” diye düşünerek, 1935’te bir de Basın Kurultayı düzenlemişti. İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’nın emriyle 25-27 Mayıs tarihleri arasında Birinci Basın Kurultayı toplanmıştı.

Bu kurultay; 1923’te Cumhuriyet’in ilanı, 1925’te Takrir-i Sükun Kanunu ve 1931’de Matbuat Kanunu’nun çıkartılması, 1933’te de Matbuat Umum Müdürlüğü’nün kurulmasıyla basın üzerinden ilerleyen süreçteki son nokta olmuştu.

MUHALİF BASIN: BAYAĞI, HAİN, KAYTAK, DALKAVUK

Basın Kurultayı, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’nın konuşmasıyla başlamıştı. Kaya, “basının devrim prensipleri içinde devletle iş birliği yapması gerektiğini” söylüyordu. Ona göre, en küçük muhalif bir yayın bile Milli Mücadele’deki “hain basın” ile aynı çizgide sayılmalıydı.

Kaya, 1935 yılından geriye doğru yaptığı projeksiyonla “muhalif basın” olmayı düşünebileceklere, “Bayağı ve hayın (hain) ereklere (amaçlara) hizmet eden bozguncu ve kaytak (dalkavuk, yalaka) basın, ulusun haklı ve yerinde iğrentisi ve tiksintisi önünde layık olduğu sonu bulmuştur. Bugünkü basınımız ise böylelerini artık bağrında taşımamaktadır, taşıyamaz ve taşıyamayacaktır.” sözleriyle nerede durmaları gerektiğini anlatmaktaydı. CHP Milletvekili Necip Ali Küçüka ise “Bütün bir matbuat (basın), fırkamızla (CHP’yle) el ele yürümelidir.” diyordu.

HEM “GAZETECİ” HEM CHP MİLLETVEKİLİ

Kurultay’da yapılan açılış konuşmalarının ardından oturum divanı, “gazeteci” olan CHP’li milletvekillerinden seçilmişti. Buna göre yönetime aralarında; Giresun Milletvekili ve İstanbul Basın Kurumu Başkanı Hakkı Tarık Us, Ordu Milletvekili ve Uyanış (Servetifünun) dergisi sahibi Ahmet İhsan Tokgöz, Çoruh Milletvekili ve Kurun gazetesi sahibi ve başyazarı Asım Us, Denizli Milletvekili ve CHP Basın Bürosu Şefi Necib Ali Küçüka, Denizli Milletvekili ve Anadolu gazetesi sahibi Haydar Rüşdü’nün bulunduğu bir grup milletvekili seçilmişti.

“GAZETECİ” ATAY: PARTİNİN EMRİ ALTINDA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ

“Rejimin Başyazarı” denilen CHP Milletvekili Falih Rıfkı Atay da o günlerde, “ideal bir gazeteci”yi, “Gazeteci; kalemini, partinin politikaları ve kanunlara göre ayarlayıp, yazısını rahatlıkla yazabilir.” satırlarıyla anlatmaktaydı.

Atay, Ulus gazetesinin 25 inci kuruluş yıldönümünde, yazdığı mektupta ise Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye bağlılıklarını, “Milli Şef, Cumhurbaşkanı, CHP’nin değiştirilmesi teklif edilemez Genel Başkanı İnönü’ye” hitabıyla başlatıp, “Kuruluşunun 25 inci yılını kutlayan bizler, gazetenizin yazıcıları, memurları, işçileri ve emektaşları, Büyük Şefimize candan saygılarımızı sunuyoruz. Davaya bağlılık geleneği, sizin emriniz altında, bundan böyle de şaşmaz amacımız ve sarsılmaz ahlakımız olacaktır.” satırlarıyla ortaya koymuştu.

– Doç. Dr. Caner Arabacı, “İnönü Dönemi Türk Basını”, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 2014

– Dr. Murat Turan, “Kemalist Basının Gelişim Aşamaları”, Pamukkale Üniversitesi Belgi Dergisi, Haziran 2020

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi


TD MEDYA sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

reklam görseli
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın