İzmir’de yabancı gelinler, Türkçe öğrenerek yeni hayatlarına adapte oluyor
İzmir Bornova Halk Eğitim Merkezi’nde açılan “yabancılar için Türkçe” kursuna katılan farklı ülkelerden yabancı gelinler, Türkçe öğrenerek hem günlük hayata uyum sağlıyor hem de yeni bir sosyal çevre oluşturuyor.


İzmir’de evlilik yoluyla Türkiye’ye gelen yabancı kadınlar, yeni yaşamlarına uyum sağlamak için Türkçe öğrenme sürecine yoğun ilgi gösteriyor. Bornova Halk Eğitim Merkezi tarafından hayata geçirilen kurs, farklı ülkelerden gelen katılımcılara hem dil eğitimi hem de sosyal entegrasyon imkânı sunuyor. Rusya’dan Endonezya’ya, Cezayir’den Filistin’e uzanan geniş bir katılımcı profili, aynı sınıfta Türkçe öğrenmenin heyecanını yaşıyor.
FARKLI ÜLKELERDEN TEK SINIFTA BULUŞTULAR
Kursa katılan öğrenciler arasında Rus, Belaruslu, Cezayirli, Taylandlı, Endonezyalı, İranlı, Filistinli ve Faslı kadınlar yer alıyor. Yaklaşık 18 yabancı gelinin bulunduğu sınıfta, katılımcılar Türkçe’nin temel seviyesinden başlayarak okuma, yazma ve konuşma becerilerini geliştiriyor.

Eğitimler Avrupa Dil Standartları çerçevesinde A1 ve A2 seviyelerinde yürütülüyor. Katılımcılar günlük yaşamda kullanılan ifadeleri öğrenerek sosyal hayata daha hızlı adapte olmayı hedefliyor.

TÜRK KÜLTÜRÜ DE DERSLERİN PARÇASI
Bornova Halk Eğitim Merkezi’nde görev yapan Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Pelin Baykal, kursun yalnızca dil öğretmekle sınırlı olmadığını, aynı zamanda kültürel aktarımı da içerdiğini belirtiyor.
Öğrencilere bayramlar, gelenekler ve günlük yaşam pratiklerinin de anlatıldığını ifade eden Baykal, Türkçe öğrenen öğrencilerin kısa sürede kendi aralarında iletişim kurmaya başladığını söyledi. Farklı ülkelerden gelen kursiyerlerin aynı sınıfta kaynaşmasının önemli bir sosyal etkileşim sağladığına dikkat çekti.

“İLK GÜNLERDE HİÇ TÜRKÇE BİLMİYORLARDI”
Kursun başlangıç sürecini anlatan Baykal, birçok öğrencinin Türkiye’ye yeni geldiklerinde Türkçe bilmediklerini, ancak kısa sürede iletişim kurmaya başladıklarını ifade etti.
Öğrencilerin sınıf içinde birbirleriyle Türkçe konuşmaya başlamasının hem öğretmen hem de sosyal uyum açısından önemli bir gelişme olduğunu belirtti. Kurs sayesinde farklı ülkelerden insanların ortak bir dil etrafında buluştuğunu söyledi.

“EŞİMİ DAHA İYİ ANLAMAK İÇİN TÜRKÇE ÖĞRENİYORUM”
Rusya’nın Krasnoyarsk kentinden 4 yıl önce Türkiye’ye gelen Katerina Yenigün (36), Türkçe öğrenme sürecinin hayatında önemli bir yer tuttuğunu söyledi.
Eşiyle sosyal medya üzerinden tanıştığını belirten Yenigün, “Türkçe’yi hiç bilmiyordum. Burada kursa başladım, hem öğreniyorum hem de arkadaşlar ediniyorum. Günlük hayatta Türkçe konuşmaya çalışıyorum. Eşimi daha iyi anlamak için Türkçe öğreniyorum” dedi.

“TÜRKİYE BİZE KAPILARINI AÇTI”
Filistinli akademisyen Ahd Taha (30) ise Türkiye’de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Türkçe öğrenmenin kendisine özgüven kazandırdığını ifade etti.
Ülkesinde yaşanan savaş nedeniyle Türkiye’ye geldiğini belirten Taha, “Türkçe öğrenmek beni çok mutlu ediyor. Artık markette alışveriş yapabiliyorum, insanlarla daha rahat iletişim kuruyorum” dedi.

“TÜRKÇE ZOR AMA ÇOK SEVİYORUM”
Endonezya’dan gelin olarak Türkiye’ye gelen finans uzmanı Christiana Wijaya Budi (29) de kursun kendisi için önemli bir fırsat olduğunu söyledi.
Türkçe öğrenmenin zor olduğunu ancak süreci keyifle sürdürdüğünü ifade eden Budi, öğretmenleri ve arkadaşlarının desteğiyle dil becerilerini geliştirdiğini belirtti.



Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)
TD MEDYA sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
















