SON GELİŞMELER
00:00:00
RADYO BT MOBİL UYGULAMALAR ÇOK YAKINDA AKTİF OLACAKTIR.RADYO BT YAYINLARINI WWW.TDMEDYA.COM - WWW.RADYOBT.COM ÜZERİNDEN DİNLEYEBİLİRSİNİZ.RADYO BT MOBİL UYGULAMALAR ÇOK YAKINDA AKTİF OLACAKTIR.RADYO BT YAYINLARINI WWW.TDMEDYA.COM - WWW.RADYOBT.COM ÜZERİNDEN DİNLEYEBİLİRSİNİZ.

Ümit Yenişehirli yazdı: Meşakkat yüklü eski haclar…

Ümit Yenişehirli, Türk hacı adaylarının Arafat’a intikalinin detaylarına ışık tutan, eski yılların hac ibadeti ile günümüzde gerçekleştirilen törenlerin; maddi zorluklara rağmen yapılış şeklini anlattığı bir yazı kaleme attı.

  • 26 Mayıs 2026
  • 8 kez görüntülendi.
Ümit Yenişehirli yazdı: Meşakkat yüklü eski haclar…
reklam görseli

Hac ibadeti için kutsal topraklarda bulunan yaklaşık 85 bin Türk hacı adayı Arafat’a intikale başladı. Hac ibadetinin tüm gerekleri ile adayların her türlü ihtiyacının karşılandığı dev bir organizasyon, herhangi bir aksamaya mahal vermeden Diyanet İşleri Başkanlığı’nın liderliğinde yürütülüyor.

Eski yılların “Hac olayı” ise bugünlerdekilere hiç benzemeyen; elbette fevkalade duygu yüklü ama bir o kadar da maddi zorluklarla, kişisel zorluklarla bezeli bir ibadet yolculuğuydu.

SAVAŞ KITLIĞINDA ÇEKİRGE YİYEN HACILAR

reklam görseli

Osmanlı devirlerinde Hac, halkın büyük bir kesimi için çok önemli bir ibadet ritüeliydi. Bu ibadetin ifasına giden yol ise zorluklarla doluydu. Hac yolculuğu; aylarca süren, eşkıya baskınları, sayıları az ama etkili olan bir kısım Urban (Arban: Araplar) kabilelerinin sistematik saldırıları, salgın hastalıklar ve çöl sıcağı gibi hayati tehlikelerle dolu muazzam bir sabır imtihanıydı.

Hac seyahatleri, Osmanlı’nın bitmek tükenmek bilmez savaşlar içinde olduğu imparatorluğun son yıllarında ise tam bir yokluk mücadelesine dönüşmüştü. I. Dünya Savaşı sürerken, 1916-1919 yıllarındaki Medine Müdafaası sırasında Kutsal Toprakları koruyan askerler ve bölgedeki Türk hacı adayları kıtlıkla karşı karşıya kalmıştı. Medine Müdafii merhum Fahreddin Paşa, bu dramatik tablo karşısında, askerler ve hacı adaylarına, alimlerden aldığı bir fetva ile “çekirge yemenin helal olduğuna” dair tamim yayımlamıştı. Paşa böylece, “temiz ve şifalı” olarak tanımladığı çekirgeleri toplatıp, pişirterek açlıktan ölümleri azaltmaya çabalamıştı.

HER ŞEYE RAĞMEN SURRE ALAYI

Osmanlı Hanedanı’nın, asırlar boyunca Hicaz’a ve Mukaddes Topraklara olan bağlılığının bir sembolü haline getirdiği Surre-i Hümayun (Surre Alayları) geleneği de devletin maddi açıdan en zor durumda olduğu zamanlarda bile kesintiye uğratılmamıştı. Bu alaylar, İstanbul’dan Hicaz’a her yıl hediye ve para gönderirdi. Aylarca süren bir yolculukla Mekke ve Medine’ye varan kervanın yetkilileri, bölgedeki fakir fukaraya para dağıtır, hediyeleri yerel yöneticilere teslim ederdi.

Surre Alayı içindeki ekiplerden bir kısmı da yol güvenliğini sağlayan askeri güçlerin karakolları ile Hac yolları haberleşmesinde kullanılan posta teşkilatının mekanlarının bakımını yapmaktaydı. Posta teşkilatındaki “Müjdeci” adı verilen görevliler, Hacı adayı ve yakınlarının mektuplarını karşılıklı taşırlardı. Çok organize ve seri olan bu teşkilatın mensupları, örneğin aralarındaki mesafe yaklaşık 4500 km olan Mekke’den Bosna’ya bile mektupları seri bir şekilde ulaştırırdı.

O zorlu yıllarda, bir keresinde padişah II. Abdülhamit, “Hazinede para yok.” denilmesi üzerine şahsi servetinden ayırdığı pay ve hanedan mensuplarının maaşlarından yaptığı kesintilerle Surre Alayı’nı yola çıkarmıştı. Bir başka Surre Alayı hazırlığı ise saray avize ve gümüşlerinin eritilmesi ve saray hanımlarının mücevherlerinin satılmasıyla gerçekleştirilmişti.

DERVİŞ ALİ’Yİ “SİNESİNDEKİ YANGIN” HACCA GÖTÜRMÜŞTÜ

Kutsal Toprakların aşkıyla yanıp tutuşan halktan kimilerinin, maddi imkansızlığı da varsa onların hikayeleri, zamanla adeta birer menkıbeye dönüşmüştü. Anadolu köylüsü Derviş Ali, fakir Hac aşıklarından birisiydi. Yürüyerek Arabistan’a gitmeye karar veren Derviş Ali’ye dostları, “Bineğin yok, azığın yok, yollarda ölür kalırsın.” dediklerinde, göğsünü göstererek hep aynı cevabı vermişti: “Buradaki yangın beni oraya yürütür.” Derviş Ali, İstanbul’dan kalkan Surre Alayı’nın peşine takılmış, bir süre onlardan kalan yemek fazlalarını yiyerek yoluna devam etmişti. Bir müddet geçince, alayın görevlileri durumunu fark etmiş, kendisini bir deveye bindirmek istemişler ama Derviş Ali bu teklifi kabul etmemişti. Derviş Ali, bitap bir halde Mekke’ye vardığı gün ise ruhunu teslim etmişti

HACCA GİTMEDEN HACI OLAN NAFİZ EFENDİ

İstanbul’un fukara semtlerinden birinde yaşayan kunduracı Nafiz Efendi de ömrü boyunca Haccın hayaliyle yaşamış, bu amaçla da otuz yıl boyunca bir bakır ibrikte kuruş kuruş para biriktirmişti. Nihayet Hacca gitmeye niyetlendiği sırada ise bir komşusunun maddi sıkıntısını öğrenince, tercihini komşularından yana kullanmış ve biriktirdiği parayı sessizce onların evine bırakmıştı. Hacdan dönen tanıdıkları ise “Nafiz Efendi’yi Mekke ve Medine’de gördüklerini ama kendileriyle hiç konuşmadığını” anlatmışlardı.

HAC İÇİN DÜKKANINI SATAN BERBER HAMDİ

Bursalı Berber Hamdi de yine maddi imkansızlıktan dolayı Hac için para ayıramamış, bunun yerine tek geçim kaynağı olan dükkanını satıp bu yolculuğa hazırlanmıştı. Berber Hamdi, “Dönüşte nasıl geçineceksin?” diyenlere, “Rızkı dükkan değil Rabbim verir.” demişti. Gerçekten de dönüşte, onun fedakarane Hac yolculuğundan haberdar olan mahalleli, aralarında topladıkları parayla Hamdi Efendi’ye yeni bir berber dükkanı açmışlardı.

Zenginken fakirliğe duçar olan, sırf Hacca gidebilmek için, son olarak elinde kalan kıymetli elmasını değerinin çok altına satan İstanbullu Şefika Hanım ise yol boyunca elması için kendisine acıyan yol arkadaşlarına, “Elmas dediğin bir taş parçası. Ben o taşla Sultanımın evine gidiyorum.” cevabını vermişti.

– Ahmet Durak, “Osmanlı Devleti’nde Surre-i Hümayun Geleneği”, Külliyat Osmanlı Araştırmaları Dergisi, Nisan 2018

– Prof. Dr. Mustafa Güler, Dr. Fatih Özaslan, “1757 Yılında Şam Hac Kafilesi ve Hicaz”, Afyon Kocatepe Üniversitesi İçtimaiyat Dergisi, Temmuz 2023

– Dr. Fethi F. Yılıkoğulları, “Osmanlı Hac Organizasyonunda Haberleşme”, Kültür Ocağı Vakfı Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi, Temmuz 2025

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi


TD MEDYA sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

reklam görseli
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın