Geçmişteki küçük hatalar neden zihinde bu kadar büyük yer kaplıyor
Aradan yıllar geçmiş olsa bile bazı anılar beklenmedik bir anda yeniden akla gelebiliyor. Üstelik çoğu zaman hatırlanan yalnızca olayın kendisi olmuyor.


Tam uykuya dalacakken ya da gün içinde aklınız bambaşka bir yerdeyken, yıllar önce yaşanmış bir anı birden zihninizde beliriveriyor. Üstelik yalnızca olayı hatırlamıyorsunuz; o gün hissettiğiniz mahcubiyet de yeniden ortaya çıkabiliyor. Çoğu zaman yalnızca birkaç saniye sürmüş bu anların yıllar sonra bile akılda kalabilmesi birçok kişiye tanıdık geliyor.
Psikologlara göre bunun nedeni hafızanın kusurlu çalışması değil, beynin duygusal deneyimleri işleme biçimi.


BEYİN DUYGUSAL İZLERİ DAHA GÜÇLÜ SAKLIYOR
Her gün yüzlerce deneyim yaşanmasına rağmen bunların büyük bölümü zamanla unutuluyor. Ancak yoğun duygularla ilişkilendirilen olaylar hafızada daha kalıcı izler bırakabiliyor. Uzmanlara göre utanç, mahcubiyet ve dışlanma hissi gibi güçlü duygular beynin bir olayı “önemli” olarak kaydetmesine neden olabiliyor. Bu nedenle yıllar önce yaşanan küçük bir hata, çok daha büyük olaylardan daha kolay hatırlanabiliyor. Beyin için olayın büyüklüğünden çok, bıraktığı duygusal iz önem taşıyor.
DUYGULAR DA HAFIZADA KALABİLİYOR
Birçok kişi geçmişte yaşadığı utanç verici bir anıyı düşündüğünde yalnızca olayı hatırlamıyor. O sırada hissedilen duyguların bir kısmı da yeniden ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle eski bir anı akla geldiğinde yüzün kızarması, kalbin hızlanması ya da kişinin kendi kendine irkilmesi şaşırtıcı görülmüyor. Beyin bazı duygusal anıları hatırlarken, o deneyimin duygusal izlerini de kısmen yeniden canlandırabiliyor.

GEÇMİŞE BUGÜNÜN GÖZÜYLE BAKIYORUZ

MUHTEMELEN KİMSE SİZİN KADAR HATIRLAMIYOR
Psikolojide “spot ışığı etkisi” olarak bilinen bir kavram bulunuyor. Buna göre insanlar, başkalarının kendilerini ne kadar dikkatle izlediğini ve hatırladığını olduğundan fazla tahmin etme eğiliminde olabiliyor. Bu nedenle kişinin yıllardır aklından çıkaramadığı bir hata, olaya tanıklık eden diğer insanlar tarafından çoktan unutulmuş olabiliyor.
İnsanlar başkalarının hatalarını düşündüğümüzden çok daha kısa süre hatırlıyor olabilir. Uzmanlara göre çoğu kişi başkalarının yaptığı küçük hatalardan çok kendi hayatı, kendi kararları ve kendi kaygılarıyla meşgul oluyor. Bu nedenle yıllardır zihinde büyüyen bazı anılar, gerçekte yalnızca onları yaşayan kişinin hafızasında aynı canlılığını koruyor olabilir.

UTANÇ VE SUÇLULUK AYNI ŞEY DEĞİL
Psikolojide utanç ve suçluluk birbirinden farklı duygular olarak değerlendiriliyor. Suçluluk genellikle “yanlış bir şey yaptım” düşüncesiyle ilişkilendirilirken, utanç duygusu “ben yanlış biriyim” hissine daha yakın görülüyor.
Bu nedenle utanç içeren anılar çoğu zaman daha kalıcı olabiliyor. Çünkü kişi yalnızca yaşanan olayı değil, o olayın kendisiyle ilgili ne anlattığını da düşünmeye devam edebiliyor.
Bazı uzmanlara göre utanç duygusunun kökeninde sosyal kabul görme ihtiyacı da bulunuyor. İnsanlar tarih boyunca bir grubun parçası olarak yaşadığı için dışlanma ihtimaliyle ilişkilendirilen deneyimler zihinde daha güçlü iz bırakabiliyor.

UTANÇ DUYUYOR OLMANIZ BAZEN GELİŞTİĞİNİZİ DE GÖSTEREBİLİR
Geçmişte yaptığımız bazı davranışlara bugün farklı gözle bakabiliyor olmamız, her zaman olumsuz bir durum olarak değerlendirilmiyor. Aksine bu durum, kişinin düşüncelerinin, değerlerinin ve bakış açısının zaman içinde değiştiğini gösterebiliyor.
Bu nedenle yıllar önceki bir davranıştan bugün rahatsızlık duymak, bazen aynı kişi olmadığımızın işareti olabiliyor. Başka bir deyişle, geçmişteki halinizden utanıyor olmanız, bugünkü halinizin o deneyimden bir şeyler öğrenmiş olabileceğini de düşündürebiliyor.
Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi
TD MEDYA sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
















